Merhabalaaaaar,
Ben Başak. Başlarda yolunu kaybetmiş, sürekli hayatı, insanı, beden yapılarını, kendini
keşfetmeye çalışan çokça soru soran, meraklı, bazen hayatla kavgalı bazen de şefkatle ona
sarılan. Yaşadıklarını, olanları bir yere oturtmaya çalışan. İçinde çalan tatlı ve neşeli ezgiye karşı
Heavy metal konserindeymişçesine kafa sallayan. Ta ki bir gün yolum Aykut’un kitabı ve
sonrasında ise Esra ile kundalini yogayla kesişene kadar. Sonra hikayeme farklı bir bakış
açısından bakmaya başladım. Fırtınanın içinde bir durdum ve baktım ki aslında o fırtınayı ben
yaratıyormuşum. Hep soru sormayı sevdim, kendime, hayata, olana, olmasını istediklerime ama
şimdi anlıyorum ki eskiden, gelen cevapları dinlemiyormuşum. Bazen de duymak işime
gelmiyormuş.
Aykut ve Esra ile çıktığım bu yolculukta önce kendimi zincirlerimden özgür bıraktım. Sonra
hedefime giderken manzaranın da keyfini çıkartmaya başladım. Bolca kendimi her halimle kabul,
kendime daha fazla sevgi, değer ve şefkatle ilerliyorum. Eskiden fark etmeden yarattıklarım artık
bilinçli bir şekilde hayatıma gelmeye başladı çünkü artık hayatımın melodisiyle uyum içinde dans
ediyor ve potansiyelimi nasıl kullanacağımı daha iyi biliyorum. Cebimde bolca deneyim, yaşam
Koçluğu teknikleri, yoga pratikleri. Kendimi artık sahiplendim ve yazdığım hikayemin baş
rolündeyim.
Eğer kalbinde bir yere dokunabildiysem, ihtiyacın olan yargısızca dinlenilmek, rotandan
saptığında, hedefini, özünü ve potansiyelini sana hatırlatacak bir ses ise seni desteklemek için
buradayım.
Peki sen hayatının melodisiyle nasıl dans etmek istiyorsun?
Kavuşmak dileğiyle,
Başak Karakaya Erden